Uzman görüşlerine de atıfta bulunan Sarıtaç, toplumda artan değer erozyonu, gençler arasında büyüyen aidiyet sorunları ve yön arayışlarının, eğitim sistemindeki yaklaşımlarla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Eğitim süreçlerinde öğretmenlik deneyimi olmayan yaklaşımların belirleyici olmasının, mevcut sorunların temel nedenlerinden biri olarak öne çıktığını söyledi.
“Okul açmanın yalnızca fiziki yatırım olmadığını, asıl meselenin gelecek inşa etmek olduğunu” vurgulayan Sarıtaç, eğitimin bilgi aktarımının ötesinde karakter ve değer kazandırma süreci olduğuna dikkat çekti. Bu süreçte öğretmenin merkezi bir rol üstlendiğini belirten Sarıtaç, eğitim yöneticiliğinin ise yalnızca idari bir görev değil; anlayış, empati ve rehberlik gerektiren bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
Eğitimin sadece yatırım ve büyüme hedefleriyle ele alınmasının, insan yetiştirme misyonunu geri plana ittiğini belirten uzmanlar da, alınan yanlış kararların uzun vadede toplumsal sorunlara dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle eğitim kurumlarının başında liyakat sahibi, tecrübeli ve eğitimci kimliği bulunan isimlerin yer almasının önemine vurgu yapılıyor.
Sarıtaç ve uzmanlar, çözümün açık olduğunu belirterek, eğitim sisteminin yeniden özüne dönmesi gerektiğini ifade ediyor. Liyakat, tecrübe ve eğitimci kimliğinin vazgeçilmez kriterler olması gerektiği vurgulanırken, güçlü bir toplumun ancak güçlü bir eğitim sistemiyle mümkün olacağına dikkat çekiliyor.

BAŞKAN ER: “MALATYA FUTBOLU HAK ETTİĞİ YERE GELECEK”
BU ZAM DEĞİL, MİLLETE KESİLEN FATURADIR




